Rahim Yogası 5 yaşında…ve sanırım, onun neden doğduğunu anlatmanın tam zamanı.
Yıllar boyunca kadınlarla çalışırken aynı hikâyeyi farklı ağızlardan dinledim:
“Her ay sanki bedenimle savaşıyorum.”
“Yataktan kalkamıyorum ama yine de işe gidiyorum.”
“Annemin de regl ağrıları çok şiddetliymiş. Bizim ailede kadınlar böyle…”
Ardından hep aynı cümle geliyordu:
“Kadınsan dayanacaksın.”
Bir tarafta regl kanını kirli, saklanması gereken ve utanılacak bir şey olarak gören anlayış…
Diğer tarafta ise dayanılmaz ağrıyı bile “kutsal bir arınma” olarak romantikleştiren yaklaşım…
Ben hiçbirine tam olarak inanamadım.
Çünkü regl ne bir kirlilik hâlidir ne de kadınlığımızı kanıtlamak için kazanmamız gereken aylık bir savaş.
Bedenin gerçekleştirdiği güçlü, karmaşık ve son derece canlı bir süreçtir.
Bazı kadim ve yerli topluluklarda kanama günleri, kadının “kirli” olduğu bir zaman olarak değil; enerjisinin içeriye yöneldiği, sezgilerinin güçlendiği ve gündelik sorumluluklardan geri çekilmesine alan açılan özel bir eşik olarak görülmüş.
Yani kadın dışlanmıyor; dinlenmesi korunuyordu.
Çünkü biz takvimimize toplantılar, yolculuklar ve yapılacaklar listeleri koymuş olabiliriz…
Ama rahmin kendine ait bir ajandası var. :)
Regl günlerinde beden yalnızca kanamıyor.
Bazen yavaşlamak istiyor.Bazen sessizlik istiyor.Bazen tutulmak…Bazen de yıllardır içimizde tuttuğumuz bir duygunun artık akmasına izin vermemizi istiyor.
Bu yüzden bazı kanamalar yalnızca fiziksel değilmiş gibi hissedilebilir.
Sanki o günlerde yalnızca karnımız değil, bize öğretilmiş eski cümleler de kasılır:
“Acını belli etme.”
“Abartıyorsun.”
“Her kadın yaşıyor.”
“Bedenine güvenme.”
“Dinlenmek tembelliktir.”
Belki atalarımızdan miras aldığımız şey her zaman onların “ağrısı” değildir.
Bazen onların suskunluğu, utancı, kendilerini ihmal etme alışkanlığı ve acıya dayanmayı güç sanmalarıdır.
Atasal bir mirası iyileştirmek de her zaman büyük ve gizemli bir tören gerektirmeyebilir.
Bazen ailenin içinde ilk kez bir kadının:
“Bu ağrıyı normal kabul etmiyorum,” demesidir.
Suçluluk duymadan dinlenmesidir.
Yardım istemesidir.
Bedenini susturmak yerine onu dinlemeye başlamasıdır.
Gerekirse bir uzmandan destek almasıdır.
Çünkü şiddetli ağrı kutsal olmak zorunda değildir.
Kusmaya, bayılmaya, soğuk terlemeye neden olan ya da günlük yaşamı durduran regl ağrıları; “kadın olmanın doğal bedeli” diye geçiştirilmemelidir.
Bazen yapabileceğimiz en spiritüel şey, bir kadın doğum uzmanından randevu almaktır. :)
Rahim Yogası beş yıl önce tam da bu ihtiyaçtan doğdu.
Kadınlara acıya biraz daha fazla dayanmalarını öğretmek için değil…
Bedenlerinin dilini anlamalarına, döngülerinin ritmini tanımalarına ve kendi ihtiyaçlarını ciddiye almalarına alan açmak için.
Bu beş yıl boyunca yüzlerce kadınla çalışırken şunu gördüm:
İyileşme, her regl dönemini ağrısız, kusursuz ve “büyülü” hâle getirmek değildir.
İyileşme bazen o gün kendimizi zorlamamaktır.
Bazen ağlamaya izin vermektir.
Bazen sıcak su torbasıyla yatağa girmektir.
Bazen sınır koymak…
Bazen de yıllardır taşıdığımız “Ben güçlüyüm, dayanırım” cümlesini bırakıp:
“Ben güçlüyüm ve kendime bakmayı seçiyorum,” diyebilmektir.
Regl gerçekten bir törene dönüşebilir.
Ama onu tören yapan çektiğimiz acının büyüklüğü değil; bedenimize gösterdiğimiz dikkattir.
Kendimizi dinlememizdir.
Bedenin bırakmasına izin verirken, bizim de artık taşımak istemediğimiz şeyleri fark etmemizdir.
Belki bir utancı…
Belki eski bir ilişkiyi…
Belki annemizden öğrendiğimiz bir suskunluğu…
Belki de sürekli güçlü görünme zorunluluğunu…
Regl güçtür, kirlilik değildir.
Ama bu güç, ne kadar acıya dayanabildiğimizle ölçülmez.
Bazen güç savaşmaktır.Bazen ağlamaktır.Bazen yardım istemektir.Bazen de hiçbir şey yapmadan bedenin kendi işini yapmasına izin vermektir.
Rahim Yogası’nın beşinci yılında hâlâ aynı sorunun peşindeyim:
Kadın bedeniyle savaşmayı bıraktığında, içinden nasıl bir bilgelik doğar?
Peki senin ailendeki kadınlardan sana kalan ve artık taşımak istemediğin cümle hangisi? 🤍
Bazen miras aldığımız şey, bedenimizi dinlemeyi erteleme alışkanlığıdır.
Peki sen, kendi regl takvimini daha bilinçli takip etmek ister misin?
Ücretsiz programımıza katılarak döngünü adım adım gözlemleyebilir; enerjine, duygularına ve bedeninin ihtiyaçlarına göre hayatını yeniden düzenlemeye başlayabilirsin.
Katılmak için bio’daki linke tıkla. 🤍
Rahim Yogası’nı tamamen ücretsiz, canlı bir Zoom buluşmasında deneyimlemek ister misin?
5, 12, 19 ve 26 Ağustos Çarşamba akşamları açık derslerimize katılabilir; bizimle yoga yaparken bedenini dinleyebilir ve rahminle yeniden bağ kurabilirsin.
Katılmak için bio’daki linkten KABİLE WhatsApp grubumuza dahil ol. 🌿
Bu paylaşım, Rahim Yogası’nın beş yıllık doğuş hikâyesinin yalnızca küçük bir parçası…
Hikâyenin tamamını okumak istersen bio’daki linkten web siteme ulaş ve Blog bölümüne tıkla.
Belki orada kendi beden hikâyenden de bir parça bulursun. 🤍


Yorumlar